Forum
Genç Mevtoo Bilgi Ağı
Pazartesi, 23.11.2009, 07:24


 Bookmark and Share  [Özel Mesajlar(0) · Yeni Mesajlar · Üyeler · Forum Kuralları · Arama · RSS ]
Page 1 of 11
Forum » Küresel Dünya » Türk Dünyası » TÜRK TOPLULUKLARI VE BİLGİLER 3
TÜRK TOPLULUKLARI VE BİLGİLER 3
gencmevtooTarih: Pazar, 01.11.2009, 18:18 | Mesajlar # 1
Admin
Grup: Yöneticiler
Mesajlar: 342
İtibar: 0
Konum: Çevrim dışı
Karakalpakistan




Coğrafya ve İklim
Karakalpak Muhtar Cumhuriyeti, Özbekistan Cumhuriyeti'ne bağlı, özerk bir cumhuriyettir. Karakalpakistan toprakları güneydoğuda Özbekistan, güneyde Türkmenistan, batı, kuzey ve doğuda Kazakistan'la çevrilmiştir. Karakalpakistan tarihi Harizm toprakları üzerinde kurulmuştur. Bu topraklar Aral Gölü'ne dökülen Amu-Derya (Ceyhun)'nın deltası ile iki yanındaki araziden oluşmuştur. Aral gölü Karakalpakistan'la Kazakistan arasında paylaşılmıştır. Amu-Derya'nın doğusu Kızılkum çölüdür. Karakalpakistan Cumhuriyeti, Kızılkum çölünün batısını, Amu-Derya deltasını ve Üstyurt yaylasının güneydoğu bölümünü kapsar. Kızılkum çölü kum tepeleriyle dolu çok geniş bir alandır. Çölün güneyinde Sultan-Ulzdağ dağları uzanır (En yüksek tepesi 473 m).

Karakalpak Cumhuriyeti'nin başkenti, Cumhuriyetin siyasi, iktisadi ve kültürel merkezi olan Nukus şehridir. Yaklaşık 200.000 nüfusa sahiptir. Ekim ihtilalinden önce Nukus, iki binalı askeri bir kaleyken 1932'den itibaren gelişme göstermiş ve bunun üzerine Karakalpaklar, 1939'da başkenti Törtkül'den buraya taşınmışlardır. Nukus, Karakalpakistan'ın hemen hemen merkezinde kurulmuş bir şehirdir. Ülke 12 idari bölgeye, 8 şehir ve 9 yerleşme merkezine ayrılmıştır.

En önemli şehirleri Törtkül, Çimbay, Hocaeli, Moynak, Kongrat, Biruni ve Tahta Köprü'dür. SSCB döneminde de Tahiataş, Şumanay, Karauzyak, Leninabad, Akmangit, Bustanlik, Komsomolsk, Üstürte, Karatav gibi yeni şehirler kurulmuştur. Yüzölçümü 164.900 km2 olup nüfus yoğunluğu km2 de 8.3 kişidir.

Karakalpakistan'da kara iklimi hüküm sürer. Yağış pek azdır. Yıllık ortalama sıcaklık 10-13°C kadardır. Mevsimler ve gece ile gündüz arasındaki ısı farkı büyüktür. Kış ortalaması 5°C ve yaz ortalaması 29°C kadardır. Tipik bitki örtüsü step ve bozkırlardan oluşur. Amu-Derya Deltasında ise Akdeniz bitkileri görülür.

Nüfus

Karakalpak Türkleri'nin %92'si Karakalpak Muhtar Cumhuriyetinde yaşamaktadır. Bunun dışında, Özbekistan'ın Harezm, Fergana bölgeleri, Türkmenistan'ın Taşauz bölggesi ve Kazakistan'ın bazı bölgeleri ile Rusya Federasyonu'nun Astrahan bölgelerinde de Karakalpak Topluluğu bulunmaktadır. Yine Afganistan'da 2000 kişi ve İran'da birkaç bin Karakalpak olduğu zannedilmektedir.
Karakalpak nüfusu 1979'dan günümüze %40 oranında artmıştır, nüfus oldukça gençtir. Kadın nüfusu erkeklerden oran itibariyle fazlalık gösterir. 2000 yılında Karakalpak nüfusunun yaklaşık 700.000 olması beklenmektedir. Yıllık artış oranı %3.96 olarak hesaplanmıştır.

Karakalpak Türkleri'nin %92'si kendi cumhuriyetlerinde yaşamalarına rağmen burada Özbeklerle aynı nüfus oranına (%32) sahip olup ülkede çoğunluğa sahip bulunmaktadırlar. Bu durum onlar adına kurulan Muhtar Cumhuriyetin suni bir kuruluş olduğunu göstermektedir.


Genc Efsane Mevtoo
gencmevtooTarih: Pazar, 01.11.2009, 18:19 | Mesajlar # 2
Admin
Grup: Yöneticiler
Mesajlar: 342
İtibar: 0
Konum: Çevrim dışı
Menşei ve Tarihi

Karakalpak Türkleri asılları itibariyle X-XII yüzyıllarda yaşayan Peçeneklerin ahfadındandırlar. Tarihi kaynaklarda "Siyah Külahlılar" veya sadece "Külahlılar" adıyla geçmektedirler. XII-XIII. yüzyıllarda Kıpçaklar'la beraber Moğollar'a tabi olmuşlardır. Karakalpak Türkleri eski Rus yıllıklarında "Çorniye klobuki", Arap kaynaklarında "Karabörklü" adlarıyla anılırlar. Rus yıllıklarına göre Karakalpaklar; Uzlar, Peçenekler ve Hazarlar ile kardeş bir kavimdir. Rivayete göre Karakalpaklar'ın bir kısmı 11. yy'da Selçuklular'ın güney ve batıya doğru gerçekleştirdikleri yayılma eylemine katılmış, çoğunluğu ise Aral Denizi civarında kalmışlardır. Karakalpak Türkleri, Tarihçi Reşidüddin'e göre Moğol istilası sırasında "Kavm-i külah-i siyah" adı ile biliniyorlardı. Yine Arap müelliflerinden En-Nuveyri Altınordu Kıpçak kabileleri arasında "Kara-Börklü" adını taşıyan bir topluluktan bahsetmektedir.
Kara-Kalpak (... Siyah Serpuş) ismi, bu Türk kavminin ırk hususiyeti ile ilgili olmayıp, bunların yaşayış ve giyiniş tarzları ile alakalı diğer topluluklardan onları ayırmak için kullanılmış bir ad olmalıdır.
Rus Kroniklerinde Çorniye Klobuki ismine ilk defa 1146 tarihinde tesadüf olunur. Türk unsurunun en çok bulunduğu saha Kiyef sahası olup burada Kumanlar hemcinsleri olan Karakalpaklar'la çarpışırlardı. Kumanlar bunları eski göç yerleri olan Karadeniz steplerinden sürüp çıkarmışlardı ve bundan dolayıdır ki, Karakalpaklar, Kumanların en amansız düşmanı olmuşlardır. Düşmanların bütün harp sanatlarını bilen ve onlar gibi hafif süvari olan Karakalpaklar, yaptıkları akınlardan ganimetle dönmek, süratli akınlar yapmak ve askeri keşiflerde bulunmak gibi önemli vasıflara sahiptiler. Ruslar, Karakalpaklar'ın kendileriyle birlikte oldukları durumda müstahkem mevkilerde ancak kendilerini Kumanlar'dan koruyabiliyorlardı. Kronikler, Rus kinezlerinin Karakalpaklar ile birlikte Kumanlar üzerine ondört sefer yaptıklarını kaydetmişlerdir.
Karakalpaklar'ınen büyük harp meziyeti "esir almak"daki ustalıkları idi. İktidara gelen herhangi bir Kiyef Kinezi, devletin güney hudutlarında yaşayan Karakalpak süvarilerinden müteşekkil bir kuvveti de emri altına alıyordu. 1150 ve 1151 tarihlerinde olduğu gibi Karakalpaklar, Kiyef kinezinin diğer Rus kinezleri ile yaptığı savaşlarda da yer alıyorlardı. Böyle bir durumda onlar ya bizzat Kinezin kumadası altına giriyorlar ya da genç kinezlerin veya voyvodaların kumandası altında savaşa katılıyorlardı. Kiyef tahtında oturan kinezlerin Karakalpaklar'la iyi geçinmeye mecbur olduklarını bu örnekler açıkça göstermektedir.
Rus kinezlerinin hizmetlerinde uşaklık eden Karakalpaklar olduğu gibi, emirler ve elçiler de vardı. Esirlerden aldıkları ziynetleri Karakalpaklar'ın hemen kulullandıkları görülmektedir. Bu Türk kültürü ziynetler zamanla Ruslar'a geçmiş ve bu olayda da Karakalpaklar'ın tesiri görülmüştür.


Menşei ve Tarihi
Karakalpaklar'ın kabilevi durumuna ve konumuna gelince Karakalpaklar kendi aralarında beş oymaktan ibarettirler; Kara-Koylu, Kara-Singir, Oymavut, İstek, Açamaylı. Bu oymaklar Amu-Derya Deltası'nda ve Semerkant'ın kuzeyinde "Ak-Tepe" de bulunurlar. Ayrıca diğer bazı Türk topluluklarında olduğu gibi Kıtay, Kıpçak, Keneges, Mangıt, Muiten ve Kongrat olmak üzere altı ana boydan oluşan bir düzenleme de mevcuttur. Şu anda Karakalpak ismi altında bulunan milletin adına, tarihi vesikalarda 16. yüzyılın sonlarına doğru tesadüf olunmağa başlanmıştır. Ancak Karakalpakların yalnız 18. yy ve 19. yüzyıla ait olan tarihlerini tetkik etmek mümkündür. 12. yüzyılda Kiyef kroniklerinde "Çorniye Kolbuki" namını alan Ortazaman Peçenekleri'nin bugünkü Karakalpaklar'la akraba oldukları ile ilgili tez tarih ilim adamları arasında ihtilaflıdır. Bana göre 12. yüzyılda bahsedilen Karakalpaklar, günümüzdeki Karakalpaklar'ın bir parçasıdır. Bu yüzden yukarıda Kiyef kinezleri ile münasebette bulunan Karakalpaklar'dan da bahsetmek daha uygun olur.
Rus kronikleri Çorniye Klobukiler'e bazen Çerkesler dahi dediklerini kaydeder. Karakalpakların yalnız Türklerle (Kıpçaklar vs.) değil Çerkeslerle dahi karışarak kendi adlarını yavaş yavaş kaybederek karıştıkları milletlerin adını almaları muhtemeldir. Howorth'a göre Karakalpak kabilesi Nogaylar'ın bir koludur. Karakalpaklar'ın kendi rivayetlerine göre de, onlar, Nogaylardan kopmuşlardır, onlar, kendilerine malum olan en eski vatanlarının İdil nehrinin sağ tarafı (Kazan ile Astrahan Hanlıkları arası) olduğunu bilmektedirler. Eski vatanlarını terketmeye sebep olduğunu düşündükleri bir rivayete göre, Emir Timur (Orta Asya'da Tumurling'e bu isim verilir) Bulgar şehrini tahrip etmiş ve onlar da göç etmek zorunda kalmışlardır. Diğer bir rivayete göre de Karakalpaklar'ın buraları terketmesine sebep, Ruslar'ın Kazan şehrini işgal etmeleri dolayısıyla meydana gelen hadiselerdir.
Başka bir rivayete göre de: (Bu rivayet daha sonraları yazılmıştır) Karakalpaklar'ın ataları Kazan şehrini kurmuşlar ve daha sonraları oralarda meydana gelen kargaşalıklar sonucu onlar vatanlarını terketmeye mecbur kalmışlardır. Bu son rivayetin gerçek olması halinde bugünkü Tataristan'ın Başkenti Kazan'ı Karakalpak Türkleri'nin atalarının kurması gerekir. Karakalpak Türkleri böylelikle İdil'in sol (Buhara) sahiline geçerek rivayete göre Aral Denizi'ne doğru ilerlemişler ve bu denizin kuzeyinden geçerek Sırdeya Nehri'nin aşağı tarafına yerleşmişlerdir.
Karakalpak Türkleri 1722 ile 1740 arasında komşu halkların yağmalamalarına karşı Deli Petro'dan defalarca yardım istemişler, ancak hiçbir destek gelmemiştir. Yine 1722-1744 yıllarında birkaç kere Yayık (Ural) nehri kenarındaki Rus şehrine saldırmışlar hatta Samarya'ya kadar gitmişlerdir. 1863 tarihinde Buhara'da bulunan Vambery "eski zamanda Nogaylar'ın sultanının Karakalpaklardan olduğunu" işitmiştir.
Rusya İmparatoru Petro adamlarından İvan Bucholtz ile Alexander Bekoviç Çerkeskii'yi haberini aldığı altın yataklarını tetkik etmek için Orta Asya'ya göndermiştir. Onların bu seferinde Hive hanı bunlara karşı mücadele etmiştir. Rus baskı ve nüfuzunun artması üzerine harekete geçen Başkurtlar'ın, Kazaklar'ın ve Karakalpaklar'ın Hanı seçilen Murat Han, önce Kalmuklar ve Kozaklar ile ittifak etmek istemiş, olmayınca önce Kırım'a sonra da İstanbul'a yardım temin edebilmek ümidiyle gitmiştir. Fakat Murat Han buralardan da eliboş dönmüş, Kafkaslarda Kuban havalisinde toplayabildiği küçük bir kuvvetle 1708 Aralığında Mareşal Şemeremetov ile yaptığı savaşı kaybetmiş ve kendisi de Ruslar tarafından öldürülmüştür. Uzun zaman sessiz kalmalarından sonra Karakalpaklar, 1811'de Hive hanlığı yönetimine girmişlerdir. Karakalpaklar Hive hakimiyetinde kaldıkları süre içinde de sakin kalmamışlar sık sık Hive hanlarına karşı ayaklanmışlardır.
Bunun nedeni olarak Hive hanlarına ödedikleri ağır vergileri göstermek mümkündür. Yine 1859 yılında ayaklanmışlar. Fakat Hive hanı Seyid Muhammed (18561865) bu ayaklanmayı bastırmıştır. Seyid Muhammed Han, Hive'deki halkın Rusya etkisinde kalmasından korkarak bazı girişimlerde bulunmuş ve son ayaklanmasının bastırılmasından sonra, her öldürülen Rus için bir ödül (100 tille) verileceğini ilan etmiş, fakat onun bu teklifi ilgi görmemiştir. Daha sonra Rus gemilerinin Amu-Derya'ya girmelerini önlemek için Amu-Derya'nın bazı yerlerinde kale yaptırmıştır. 1863 yılında, Karakalpaklar, Sır-Derya bölgesine göçmek için Ruslar'dan koruma istemişler, fakat yardım alamamışlardır. 1873 yılında Ruslar Hive'ye girdiğinde, halk onlara yardım etmiştir. Karakalpaklar, Ruslar'dan kendileri Hive'den ayırmalarını istemişlerdir.
1873 yılında Rusya ve Hive arasındaki antlaşmaya göre Karakalpaklar'ın çoğu Rusya'nın hakimiyetine girmişler. Daha sonra da bu topraklarda Rus hakimiyeti kurulmuştur.
1917 ihtilalinden sonra Karakalpaklar 1918'de ilan edilen Türkistan Özerk Cumhuriyeti'ne dahil edildiler. 1920 yılında Hive hanlığı tamamen Rusya'nın hakimiyetine girmiş, böylece burada bulunan diğer Karakalpaklar da Rus hakimiyetini kabul etmişlerdir. 1924'te burası Sovyetler Birliğine dahil edildi. 11 Mayıs 1925'te Rusya Federasyonu içinde oluşturulan Kazak Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin bir muhtar bölgesi haline getirilmiş, ancak bu muhtar bölge 20 Mart 1932'de Kazakistan'dan ayrılarak Rusya Federasyonu'na bağlı Karakalpak Özerk Cumhuriyetine dönüştürülmüştü. 5 Aralık 1936'da SSCB Anayasasına göre Özbekistan'a devredildi. 6 Haziran 1990'da Özbek SSC Yüksek Sovyeti tarafından "Egemenlik Kararnamesi" kabul edildi. 31 Ağustos 1991'de Özbek sovyeti bağımsızlık kararı aldı ve Kasım 1991'de Karakalpakistan, Özbekistan'a bağlı olmak kaydıyla egemenliğini ilan etti. 1 Eylül Tarihi Özbekistan ile birlikte Karakalpakistan'da da Müstakillik (Bağımsızlık) Bayramı olarak kutlanmaktadır. Bugün Karakalpakistan, Özbekistan'a bağlı muhtar bir cumhuriyettir.


Genc Efsane Mevtoo
gencmevtooTarih: Pazar, 01.11.2009, 18:19 | Mesajlar # 3
Admin
Grup: Yöneticiler
Mesajlar: 342
İtibar: 0
Konum: Çevrim dışı
Karaçay-Çerkez Cumhuriyeti


Kuzey Kafkasya'da , Kafkas sıradağlarının orta bölgesinde yer almaktadır. Güneyinde Karaçaylı'ların "Tav ardı-Dağ arkası" adını verdikleri Kafkas ötesi ülkelerinden Abaza ve Gürcistan Cumhuriyetleri, Batı ve kuzeyinde Rusya Federasyonu, Doğusunda Kabardey-Balkar Cumhuriyeti yer almaktadır.
Karaçay-Çerkez Cumhuriyeti'nin yüz ölçümü 14.100 km2dir. Cumhuriyetin güneyi baştan başa Büyük Kafkas sıradağları ile kaplıdır. Kuzey bölge ise yayla ve geniş düzlükler halinde uzanmaktadır. Büyük Kafkas sıradağları ve Avrupa'nın en yüksek tepesi olan Elbruz Dağı (Mingi Tav) 5633m. yükseklikte Kabardey-Balkar Cumhuriyeti ile güneydoğu sınırını teşkil etmektedir. Bu dağlar 3000 m. den sonra buzullarla kaplıdır.

Cumhuriyetin orta bölgesi Büyük Kafkas sıradağlarının eteklerini ihtiva etmekte olup geniş yaylalarla kaplıdır. Karaçay şehrinin kuzeyindeki Biyçe Sın yaylası en önemli yayladır.
Kuzeyde yer alan düzlükler, Büyük Kafkas sıradağlarından doğan Hurzuk, Ulu Kam, Uçkalan nehirleri ve bunların birleşmesinden meydana gelen Kuban Nehri ile, daha sonra Karaçay Dağlarından doğan ve Kuban Nehrine katılan Duvut, teberdi, Arhız, Maruka, Zelencuk, Urup ve Lapa nehirleri ile sulanmaktadır. Göl yönünden fakir olan ülkede sadece tuz gölü bulunmaktadır.

Kuzeyde step, güneyde çam, ladin, köknar ormanları ülkeye hakimdir. Büyük Kafkaslar'ın 2500m'den sonrası alp tipi otlaklarla kaplanmıştır. Kuzey Kafkasya'da yaşayan halklar arasında Türk unsurunun en önemli bölümünü meydana getiren Karaçaylı ve Malkarlı Türkleri birbirinden ayırmak mümkün değildir. Yüzyıllardan beri Kuban Nehri bölgesinde yaşayan Karaçaylı ve Malkarlı Türkler hakkında yapılan tarihî, antropolojik, arkeolojik ve sosyo-lingustik araştırmalar sonucu Karaçaylı ve Malkarlılar'ın bölgede uzun yıllar hakimiyet kuran Türkler'in torunları olduğunu ortaya çıkartmıştır.



Hunlar, Bulgar Türkleri, Hazarlar, Kuman (Kıpçak) Türkleri Karaçaylı ve malkarlılar'ın atalarıdır. Avar ve Peçenekler'in de Karaçaylı ve Malkarlılar'ın kökenlerinde önemli rol oynadıkları bilinmektedir.1800'lü yıllara kadar bölgede kurulan Türk devletleri idaresinde yaşayan Karaçaylı ve Malkarlı Türkler 1806-1812 Osmanlı-Rus savaşı sonrası yapılan Belgrad anlaşması ile Ruslar'ın idaresi altına girmişlerdir. 1822, 1835-1837, 1845-1846 ve 1853-1855 yıllarında Ruslar'a karşı yapılan isyanlar kanlı bir şekilde bastırılmıştır.
Bütün Kuzey Kafkasya'yı ele geçiren Ruslar, 1860 yılında bölgede özel bir idarî sistem kurmuşlar, bu sistemle Karaçay-Malkar halkını da ikiye bölmüşler, Karaçaylılar'ı Kuban, Malkarlılar'ı Terek eyaletine bağlamışlardır.

Baskı rejimini devam ettiren Ruslara karşı 1873 ve 1900 yıllarında tekrar isyan eden Karaçaylılar'ın toprakları elinden alınmış, bir kısmının Türkiye'ye göç etmesine izin verilmiştir. 1905 ihtilalinden sonra bazı kültürel haklar elde eden Karaçaylılar, 1917 ihtilalinden sonra bolşeviklerin verdikleri bağımsızlık sözünün tutulmaması üzerine Kafkasy'daki diğer halklarla isyan ederek 1918 yılında kurulan Kuzey Kafkasya Birleşik Cumhuriyeti'ne katılmışlardır.




Genc Efsane Mevtoo
gencmevtooTarih: Pazar, 01.11.2009, 18:19 | Mesajlar # 4
Admin
Grup: Yöneticiler
Mesajlar: 342
İtibar: 0
Konum: Çevrim dışı
Kafkasları tekrar ele geçirmek isteyen bolşeviklere karşı direnen Karaçaylılar 1920 ve 1922 yılları arasında büyük mücadele vermişler, 1922 yılında Ruslar tarafından tamamen işgal edilen ülkede Sovyet hükümeti Karaçay-Malkar halkını ikiye bölerek Karaçaylılar'ı Çerkezler'le, Malkarlılar'ı Kabardey Çerkezler'i ile aynı yönetim altında toplayarak, güçleri bölmüştür. 1926 yılında Çerkezler'i ayırarak kurdukları Karaçay Özerk Bölgesinde 1926 yılında Rusya'nın başlattığı zorunlu kollektifleştirme, 1932-1934 yıllarında zorla yapılan kolhozlaştırma çalışmaları sonucu Karaçaylılar ayaklanmış bunun sonucu isyana dönüşmüş, Karaçaylılar'ın %40'ı öldürülmüş ve Sibirya'ya sürülmüştür.

İkinci Dünya Savaşı'nda Alman işgaline uğrayan Karaçay'da Almanlar çekilir çekilmez 1943 yılında tekrar Kızıl Ordu'nun hücumuna uğramış, şehirler yok edilmiş, 2 Kasım 1943 günü bütün Karaçay halkı Orta Asya ve Sibirya'ya sürgüne gönderilmiştir. 1957 yılında Kruçev hükümeti Karaçaylılar'a yurda dönme izni vermiştir.

Nüfusu 415.000 olan Karaçay-Çerkez Cumhuriyeti'nin %31'i Karaçaylı Türk, %42'si Rus, %10'u Adıge, %7 Abazin, %3'ü Nogay Türkü, % 7'si ise diğer topluluklardır. Türkler güneyde özellikle Kuban havzasında yaşamaktadır. Ayrıca 30-35 bin civarında Orta Asya'da yirmi bin civarında Türkiye'de yaşayan Karaçaylı bulunmaktadır.

Başşehri Çerkessky'dir. Diğer önemli şehirleri Uçkalan, Karaçay, Teberde ve Zelençuktur. Ana çizgileri tipik bir Kıpçak Türkçesi olan Karaçay lehçesi Türk-kuzey grubuna dahildir. Ülkede okuma-yazma oranı %99'dur. Ülkenin dağlık ve yaylalık olması nedeniyle temel ekonomik yapısı büyük ölçüde hayvancılığa dayanmaktadır. Koyun, keçi, sığır, at yetiştiriciliği önemli bir yer tutmaktadır. Ekilecek arazi az olduğundan ziraat vadilerde ve güneydeki yaylalarda yapılmaktadır. Arpa, darı, mısır, patates, yulaf ve pirinç ile sebze yetiştiriciliği yapılmaktadır.


Genc Efsane Mevtoo
gencmevtooTarih: Pazar, 01.11.2009, 18:21 | Mesajlar # 5
Admin
Grup: Yöneticiler
Mesajlar: 342
İtibar: 0
Konum: Çevrim dışı



Kabardey - Balkar (Malkar) Cumhuriyeti


Kuzey Kafkasya'da , Büyük Kafkas sıradağlarının kuzey eteklerinde Rusya Federasyonu'na bağlı özerk bir cumhuriyettir. Kuzeyinde Rusya federasyonu, doğusunda Kuzey Osetya, güneyinde Gürcistan, batısında Karaçay-Çerkes Cumhuriyetleri yer almaktadır.
Kuzey Kafkasya'da yaşayan Türk unsurunun en önemli bölümü olan Karaçay ve Malkarlılar'ı birbirinden ayırmak mümkün değildir. Karaçay ve Malkarlılar'ın esas unsurunu, Bulgar Türkleri, Hazarlar ve Kıpçak Türkleri meydana getirmiştir.Türkler'in Orta Asya'dan başlayan Büyük Göçleri sırasında İdil boylarına oradan Kuzey Kafkasya'ya gelen bu Türkler yüzyıllar boyu bölgede büyük imparatorluklar kurmuş, bir kısmı bölgeye yerleşirken diğer bir kısmı ise Balkanlar ve Avrupa içlerine doğru gitmişlerdir. Bölgede kalan Hun, Bulgar, Hazar, Kıpçak, Avar ve Peçenek Türkleri'nin bugünkü Kafkas Türkleri'nin ataları olduğu yapılan tarihî, antropolojik, arkeolojik ve sosyo-linguistik araştırmalarda ortaya çıkmıştır.
Kuzey Kafkasya'da Kuban Nehri Boylarına yerleşen bu Türkler, 1223 yılında Cengiz Han ordularının taarruzu ile Büyük Kafkas sıradağlarının yüksek zirvelerine çekilerek bugünkü Karaçaylı ve Malkarlılar'ı meydana getirmişlerdir. Yapılan araştırmalar Kıpçak Türkleri'nin Karaçay ve Malkar halkının esas unsurunu teşkil ettiğini ortaya çıkarmıştır.
Başlangıçta Elbruz Dağı'nın doğusunda Bashan, Çerek bölgelerinde Karaçaylılar'la birlikte yaşayan Malkarlar, XVI ncı yüzyılda bölgede Kabar Çerkezleri ile yaptıkları savaş sonrası büyük bir kısmı Elbruz Dağı'nın batısına, Kuban Nehri vadisine göç ederek ana kitleden ayrılmışlardır. Başlangıçta birlikte yaşayan iki toplum böylece ikiye ayrılmış, Elbruz Dağının doğusunda yaşayan Türkler'e Bashan vadisinden dolayı Balkarlı, Batısına göç edenlere de bulundukları yer itibariyle Karaçaylı denmiştir.
Bölgede Karaçaylı Türkler'le bitişik bölgede yaşayan Balkarlı (Malkarlı) ve Karaçaylı Türkler, bu defa da SSCB'nin Türkler'i birbirinden ayırma politikasının kurbanı olmuşlardır. Bu iki Türk boyu Ruslar tarafından birbirinden ayrılmaya zorlanarak Balkarlı Türkler Kabardeyler'le, Karaçaylı Türkler ise Çerkesler'le devlet kurmaya zorlanmışlardır. Bunun sonucu bölgede iki ayrı devlet ortaya çıkmış, Balkarlılar'ın Kabardeyler'le kurduğu devlet ise muhtar bölge olarak günümüze kadar gelmiştir. Kabardey-Balkar Cumhuriyeti'nin yüz ölçümü 12.500 km2dir. Büyük Kafkas sıradağlarının orta bölgesini güney sınırları içerisine almaktadır. Bunun için güneyi dağlık, kuzeye doğru gidildikçe ovalık bir görünüm arz etmektedir.
Büyük Kafkas sıradağlarının en yüksek tepesi olan Elbruz dağı Karaçay-Çerkez Cumhuriyeti ile hudut teşkil etmektedir. 5.633m. yüksekliğindeki Elbruz dağı en büyük yükseltidir. Bu sıradağlar 3.000 m.'den sonra buzullarla kaplıdır. Kuzeye doğru alçalan arazi orta bölgede 1000-3000 m. yüksekliğinde yaylalara, daha kuzeyde Terek Nehri ve kollarının meydana getirdiği geniş ovalara dönüşmektedir.En önemli nehri Terek nehridir. Terek nehri Büyük Kafkas sıradağlarının buzulları ile beslenmektedir. Malkadere, Guzdelendere, Baksav-dere, Cbeyan dere, Çerek dere hep bu buzullardan beslenmektedir.
Nüfusu 674.000 olan (1979) Cumhuriyette Balkarlı Türkler 88 binin üzerinde bir yoğunluğa sahiptir. Cumhuriyetin Başkenti Nalçık şehri olup, Türkler çoğunlukla dağlık ve vadilik bölgeler olan Çerek, Ceğem, Baksan, Malki ve Terek civarında yaşamaktadırlar.
Kendi aralarında Mezengi, Bezingil, Hulamlı, Çezimli, Baksamlı gibi kollara ayrılan Balkarlılar Müslüman olup, Türk dil grubunun Altay koluna bağlıdırlar. Kendilerine Dağlı "Tavlu" da diyen Balkarlılar İkinci Dünya Savaşı'nda Stalin'in kanlı sürgününe tabi tutulmuşlar, sürgün yıllarında binlerce şehit vermişler, 1950'li yıllarda affedilerek ülkelerine dönebilmişlerdir.


Genc Efsane Mevtoo
Forum » Küresel Dünya » Türk Dünyası » TÜRK TOPLULUKLARI VE BİLGİLER 3
Page 1 of 11
Search:

Genç Mevtoo Alt Menüsü
Html Editörü Online Yansı Yapımcı RSS Pdf Format Çevirici Online Resim Düzenleme Online Belge Oluşturma Hava Durumu Ünlüler Ansiklopedisi Belgesel Videolar Müzik Klipler İlahiler Spor Videoları Resimli Şiirler A'dan Z'ye Müzik Arşivi Ansiklopedi Konuları Hat Sanatı Camiler Fotoğraf Galerisi İslam Peygamberler Dinler Esmaü'l Hüsna Tarih Elemanlarımız Temalar Cümle Çevirici Arama Kadınca Diller-Alfabeler Türk Devletleri Türk Dünya Dil-Alfabeleri İslami Kavramlar 4Shared Dosyalarımız Gencmevtoo Hizmetleri Güzeller Resimli Şiirler2 Aşk Şiirleri E-Kartlar İkonlar Arkaplanlar Animasyonlar Kur'an-ı Kerim Dinle Online Müzik Dinle İlmihal Messenger Aç Haritalar Radyo Televizyon Türkçesi Varken Yasak Siteler Listesi E-Posta
Made in Türkiye © 2009
Hosted by uCoz